İnsana Suç İşleten Kendisi Mi? Toplum Mu?

İnsanlar nasıl psikopatlaşarak seri katillere dönüşebilir? Araştırmalar psikolojinin bu denli metalaşmasına neden olanın olumsuz genetik ve çevresel etkiler olduğunu göstermektedir. Psikolojik deformasyona neden olan çevresel etkilerin hangi ölçüde nüfuz ettiği çok önemli olmakla beraber kişide var olan karakter yapısı kişinin hangi yönde davranış gerçekleştireceğini şekillendirmektedir.


Marie Balter isminde bir kadın kendisine bile bakmaktan aciz, alkolik, yokluk içinde bir annenin evlilik dışı dünyaya gelen çocuğuydu. Beş yaşına geldiğinde annesi diğer iki kardeşini yanında tutarken hiç açıklamadığı bir sebepten ötürü onu çocuk bakım yurduna verdi. Daha sonra o İtalyan göçmeni bir çift tarafından evlat edinildi. Sadist çift, küçük kızı evin mahzenine kapayıp, ona sistematik bir biçimde işkence etti. Marie on yedi yaşına geldiğinde depresyondan felç geçirdi. Bundan sonraki dile kolay on yedi yılı akıl hastanesinde geçti. Bir süre sonra doktorlar onun şizofren olmadığına, ağır depresyon geçirdiğine ve panik atak yaşadığına karar verdiler. Arkadaşlarının ve kendisini seven birkaç sağlık görevlisinin yardımıyla Marie hastaneden çıktı. Artık yaşamını nasıl sürdüreceğine kendisinin karar vermesi gerekiyordu. Terk edilmiş, işkence görmüş, tacize uğramış, hayatının otuz dört yıllı ziyan olmuştu. Kızgın, öfkeli, umutsuz olmak onun en doğal hakkıydı. Yaşamının sorumluluğunu üstlenmeden, devlet yardımıyla hayatının sonuna kadar yaşayabilirdi, ama o bu yolu seçmedi. Marie üniversiteye girdi ve mezun oldu. Harvard Üniversitesinde mastar yaptı. Evlendi. Psikolojik konferanslar verdi. Bir zamanlar hasta olarak kaldığı hastanin yöneticisi oldu.

Tüm bu kararlarındaki etkiyi şöyle açıklıyordu: “Eğer affetmeyi öğrenmeseydim, bir adım bile gelişemezdim. Yaşamım ziyan edilmiş bir yaşam olurdu ve bugün bu hastaneye yönetici olarak dönemezdim.”

Kendinizi onun yerine koyun ve düşünün. Acaba nasıl bir kişiliğiniz olurdu? Neler yapardınız?

Bi’ insan bu kadar dehşet verici acılar yaşadıktan sonra bu tür yaşam tercihlerine sahip olabilmesi çevre ya da genetik eğilimlerin etkisinden yine de iradesiyle sıyrabileceğini kanıtlar niteliktedir.

Kişiliğin oluşmasındaki ölçütler olan genetik ve çevresel faktörler birbirinden ayrılmaz. Örneğin bi’ çocukta genlerden gelen utangaçlık duygusu varsa bunun değiştirilmesi yani olumlu ya da olumsuz yönden geliştirilmesi aileye kalmıştır. Çocuk ailesi tarafından güven duygusu kazandırılırsa bu onun benliğini olumlu etkileyecektir. Ya da güven duygusu eksik verilirse bu onun benliği olumsuz etkileyecektir. Ama benlik nasıl etkilenirse etkilensin bu kişinin etkiyi nasıl yaşamında yer edeceği kendi seçimi olacaktır.

Acepro

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s