Pazarlama Mantığı ile Küreselleşmeye İlk Adım: Mcdonald’s

George Ritzer’in ünlü kitabı olan Toplumun Mcdonaldlaştırılması, orijinal bir fikir ile somut çalışma sürekliliği oluşturularak dünyayı çok değiştirecek bir olgunun başlama sürecinden bahsetmektedir.

Mcdonalds’ın kurucusu Ray Kroc, fikirleri olsa bile sürecin böyle yankılanarak başka bir olguyu ortaya çıkarabileceğini beklemiyordu (Ritzer, 2019, 57). Çünkü bu olgu birden fazla insanın birbirini etkilemesi sonucu oluşan akışkanlık sürecine neden olacaktı. Akışkanlık süreci olarak tabir edilen ise günümüzde sıkça duyduğumuz küreselleşme kavramıdır.
 

Mcdonalds’ın ortaya çıkma ve yayılma süreci bir yandan da yemek kültürü transferini içeren küreselleşme formunun ilk adımları olarak görülmektedir. Peki bu süreç nasıl işlemiştir? Çok boyutlu bir pazarlama taktiği oluşturulmuş ve diğer lokantalardan farklı olarak hızlı üretilebilecek bir besin belirlenmiştir: Hamburger.

Hamburgerin tarihine bakacak olursanız Amerika’da ortaya çıkmamış olduğunu da görürsünüz. 19. yüzyılın ortalarında, Almanya’nın Hamburg şehrinden bir tüccar, ticaret amacı ile gittiği Orta Asya’da Tatar Bifteği’ni görüp Almanya’ya getirmiş ve onu Hamburg Bifteği olarak sunmaya başlamıştır. Daha sonraları bir aşçı bu eti kızartarak servise sunmuş ve ona “Hamburg’a ait” anlamına gelen “hamburger” adını vermiştir. Ve sonrasında Amerika’ya ulaşan hamburgeri dünyaya tanıtan ise Hamburg değil Amerika olmuştur. İlk olarak Amerika’da şubeleşen Mcdonald’s sonrasında ise birçok ülkeye “fast-food” kültürünü yaymıştır.
 

Mcdonald’s bu yayılma ve pazarlama stratejisinden çok büyük gelir elde etmiştir. Pek çok girişimci bu büyük kazanca gıpta ile baktığından Mcdonald’s ile rekabet için kolları sıvamıştır (Ritzer, 2019). Buna bağlı olarak Mcdonald’s haricinde diğer ülkelerde de markaların oluşmasına ve yine kültür taşınması ile beraber küreselleşmeye ortam hazırlamıştır. Hızlı yemek kültürüne pek hoş bakmayan Fransa’da bile Paris’teki sayısız yiyecek kruvasancısının varlığı bu eğilimin örneğini en iyi şekilde kanıtlayacak niteliktedir. Yerel restoranlar da sattıkları yemekler dışında hamburgeri kendi kültürleri ile harmanlayarak bu eğilime katkı sunmuşlardır. Buna örnek olarak Hindistan’da sığır eti yemeyen halkın %80’ni oluşturan kesimler için koyun etiyle yapılmış biftek ile hamburger satılmıştır (Ritzer, 2019, 58). Küresel firmalar yerel kültürleri dikkate alarak yani küyerelleşerek popüler kültür haline gelen ürünlerini tüm pazarlarda tüketime sunmuştur.

Yaygınlık, ulaşılabilirlik ve popülerliğin de etkisi ile Mcdonald’s birçok ülkede benimsenmeye başlamıştır. Aynı formatta başka markalar oluşsa da Mcdonald’s lider olarak görülmüştür. Fakat Mcdonald’s liderlik konumundan ne kadar memnun olsa da tüm dünyada liderlik vasfı dışında egemenlik de amaçladığını belirtmiştir (Ritzer, 2019, 59).  Bu anlamda müşterilerin sadece insanın karnını doyurduğu bir restoran olmanın haricinde geniş otoparkı alanları, çocukların oyun oynayabilecekleri oyun alanları, insanların verimli ve güzel vakit geçirebilecekleri bir ortam sunmuş ve diğer markalardan daha çok tercih edilmesine neden olmuştur. Rekabet artınca diğer markalar da farklı pazarlama teknikleri kullanmışlardır. Örneğin Domino’s pizzalarını daha hızlı teslim etme garantisi veren reklamlar yapmıştır (Ritzer, 2019, 59). Çünkü vakit nakittir, bu sayede gıda pazarındaki payını arttırmayı hedeflemiştir. Mcdonald’s ise zaman ve mekândan bağımsız olarak (ülke, şehir farkı olmadan) aynı menünün sürekliliğini ve garanti ederek güven duygusu ortaya çıkarma odağında olan pazarlama stratejisi yürütmüştür.

Tüm bu çalışmaların sonucunda günümüzde şirketin 119 ülkede, 26.000 restoranı bulunmaktadır. Bu yayılım potansiyeli doğrultusunda dünya nüfusunun yarısından fazlasının Mcdonald’s kelimesini duyduğunda akıllarında reklamlarla imgelenmiş olan hamburger simgesi belirdiğini ve hayatlarında bir defa da olsa farklı lokasyonlarda hamburgerlerin tadına baktığını söylemek mümkündür.


Özetlemek gerekirse “Toplumun Mcdonaldlaştırılması” tabiri ile bir fast food ya da yemek kültürünün temsili ötesinde küreselleşen pazar ekonomisinin kültür transferi üzerindeki etkisi anlatılmaktadır.

Esra Küçükkaya

Kaynaklar

İllüstrasyonlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s